Fevzi Paşa 12 Ocak 1876 da İstanbul’da doğdu. 1893 de Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. 1898 de Kurmay Yüzbaşı olarak Harp Akademisinden mezun oldu ve Genel Kurmay Başkanlığı karargâhına atandı. 1914 de beşinci Kolordu Komutanlığına getirildi. Birinci Dünya savaşında kolordusuyla Çanakkale savaşlarına katıldı. Anafartalar Grup komutanlığına vekâlet etti. 1918 de Genel Kurmay Başkanlığına atandı. 1919 da itilaf devletlerinin baskısı ile Genel Kurmay Başkanlığından uzaklaştırıldı. 1920 de Harbiye nazırlığına (MSB) atandı. İstanbul müttefik kuvvetler tarafından işgal edilince, Harbiye Nazırlığından ayrılarak Anadolu’ya geçti ve yeni ordunun kurulmasında büyük rol oynadı. Sonra Genel Kurmay Başkan vekili oldu. Sonra Orgeneralliğe terfi etti. Daha sonra Genel Kurmay Başkanı oldu. 1922 de TBMM tarafından Mareşalliğe terfi ettirildi. 1924-1944 arası Genelkurmay başkanlığı görevini yürüttü. 1944 de İngilizlerin baskısıyla İsmet Paşa tarafından yaş haddinden emekli edildi. 1945 de Demokrat Partinin kuruluşuna destek verdi. 1946 da İstanbul Milletvekili oldu. Daha sonra Millet Partisine geçti ve partinin Onursal Başkanlığını yaptı. 10 Nisan 1950 de vefat etti ve Eyüp mezarlığına defnedildi.
Bizim köyde ağzı yabana misafir odamız vardı. Babam rahmetli, Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir’in resimlerini odanın duvarına asardı. Onları çok severdi. Hz.Ömer’in adaletini getireceğim dediği için Osman Bölükbaşı’nın Millet Partisine oy verirdi.
Son devir tarihine yani Osmanlının Tanzimat ve Abdülhamid döneminden Cumhuriyetin ilanı ve devamı sürece ait benimde meraklarım vardı. Hatta ufak bir denemem oldu. Son devir tarihi ile ilgili. Cumhuriyeti kuran Osmanlının son komutanları hakkında az çok bir bilgimiz vardı. İki konu hakkında yeterli bilgi edinememiştim.
Birincisi dedemin devlette neden görev almadığı
Dedem rahmetli Hacı Molla (Kurnaz) Medrese mezunu 20 yıl kayseri de medrese tahsili görmüş. Ve devlette görev almamış mütevazı olarak köyünde yaşamış. Arkadaşlarından Belediye Başkanı, Kaymakam, Müftü ve Nüfus Müdürü olanları babam söylemişti. Birkaç kere götürmüşler görev vermişler ama geri gelmiş. Yerköy Tren yolunun yapımında görev vermişler iş bitince geri köyüne dönmüş. 1944 de vefat etmiş. Devlette neden görev kabul etmediği?
İkincisi Fevzi Çakmak konusunda babama itirazım
Babama itiraz ederdim. Fevzi Paşa hakkında. ‘Yok, oğlum O dindar adam’ derdi. Atatürk ve İsmet Paşa dönemlerinde kesintisiz yaklaşık 21 yıl Genelkurmay Başkanlığı yapmıştı. Maraşal hakkında zihnimde çekinceler vardı. Çekincelerim nedir bu makaleyi onun üzerine yazdım. Ancak bu günlere nasip oldu.
Fevzi Çakmak hem Türk Yunan harbinin kazanılmasında hem cumhuriyetin inkılaplarının yerleşmesinde. Atatürk'ün ve İnönü’nün iktidara gelişinde tarihi roller oynamış bir şahsi yettir. Hem muhafazakâr hem inkılapçı bir görüntü verir. Bu bir tezat mıdır yoksa aslında her şey bir oyundan mı ibarettir? Türkiye Cumhuriyeti ilk Genelkurmay başkanıdır. Arnavut asıllı olduğu söylenir. Cesur ama itaatkâr bir asker. Böyle tanınmıştır. Mütareke zamanın da önce Genel Kurmay Başkanı ve Harbiye nazırı olmuştur.
Padişah bu devirde Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına padişaha itaat etmeleri için nasihat vermek dinlemezler ise tevkif etmek üzere Fevzi Çakmak Paşayı Anadolu’ya gönderdi. Fevzi Çakmak Sivas’a geldi. Burada Kazım Karabekir ile görüştü. İbrenin ne tarafa olduğunu iyi anladı ve geri döndü. Sonra 1920 senesinde İstanbul’un işgali üzerine yine sultan vahdettin arzusuyla Anadolu’ya geçti ve Anadolu ve Ankara hareketi nin içinde yer aldı. Mustafa Kemal Paşa önce Fevzi Paşa’nın geldiği gibi İade edilmesini istedi ama daha sonra İstanbul Hükümeti’nin Harbiye nazırı. Kendisine katılmasının bir itibar getire ceğini, bir saygınlık getireceğini düşünerek emrini geri aldı. Atatürk Mecliste konuşma yaparken, Fevzi Paşa’nın Ankara’ya gelmekte olduğunun haberini vermiş ve Tren Garında karşılanmasını istemiştir.
İstanbul’da padişahla yaptığı son görüşmeyi ve padişahın Ankara hareketi hakkındaki görüşlerini mecliste anlattı. Çünkü o zamana kadar. Ankara hareketine sempati duyanlar bir taraftan da padişaha karşı mı geliyoruz acaba? Padişahın bu hareket hakkındaki fikri nedir diye merak ediyorlardı. Fevzi paşa burada padişahı Ankara hareketinin yanında göstererek bunların da kalbini celp etmeye muvaffak olmuştur. Aynı zamanda siyaseti de iyi bildiği anlaşılıyor. Fevzi paşa Kozan milletvekili olarak meclise girdi.
‘İstiklal harbinin büyük komutanlarından biridir. Osmanlının son döneminde de, ordu içerisinde saygın biridir. Askeri başarılarından dolayı Meclis tarafından iki kişiye Mareşallik verilmiştir. Mustafa Kemal Paşa Sakarya muharebesinden sonra, Fevzi Çakmak Paşa Büyük Taarruzdan sonra, Mareşal olmuşlardır. Yunan ordusu Ankara’ya yaklaştı. Bunun ardından verdiği bir kanun teklifiyle kendisinden daha düşük. Kıdemli olan Mustafa Kemal Paşa’nın hem gazi olmasını hem de Mareşal unvanı almasını temin etti. Fevzi Çakmak. Sonraki Dumlupınar muharebesi vesilesiyle Mareşal olabilmiştir.
Öteki Fevzi Çakmak
Fevzi Çakmak, zaferden sonraki bütün hareketlerinde Mustafa Kemal Paşa’yı kayıtsız şartsız desteklemektedir, desteklemiştir. Onun planladığı inkılapların icrasını nasıl Başba kan sıfatıyla ismet İnönü yürüttü ise. Fevzi Çakmak da elinde tuttuğu orduyu, bu inkılaplara bir destek gücü olarak kullanmıştır. Yani ordu gücüyle inkılaplara destek vermiştir. İşte bu ikisi yani ismet İnönü ve Fevzi Çakmak, Atatürk inkılaplarının yerleşmesinde iki şahsiyettir. Toplantılarda Atatürk yalnızca Fevzi çakmağın fikrini sorardı, onun görüşünü alırdı. Emsal siz sadakati sebebiyle kuzu paşa diye tanınmıştır. Atatürk vefat ederken yerine Fevzi Çak mak’ın geçmesini arzu ediyordu.
Aralarında zımni bir ittifak mı vardı?
Birbirlerinin pozisyonlarını garanti etmek suretiyle
Zımnen ikili bir ittifak oluşturmuşlardı.
Mustafa Kemal Paşa Devletin başı,
Fevzi Paşa Ordunun başı.
Mustafa Kemal Paşa ölünceye kadar
Onu Genelkurmay Başkanlığında tutmuştur.
Sonrasında İsmet Paşanın Reisi Cumhur seçilmesine
Katkı veren Fevzi Paşa Onunla da birlikteliği sürdürmüştür.
1944 de İsmet Paşa Fevzi Paşayı İngilizlerin baskısı ile yaş haddinden emekli etmiştir.
Kuzu Paşa
Ordu içerisinde ‘Kuzu Paşa’ diye anılan bu kişiliği son dönemde, Cumhuriyet döneminde özellikle tek parti döneminde Türk tarihi üzerinde, son derece belirleyici ve stratejik hayati etki meydana getirmiştir. Dindar bir kişiliğe sahip olduğu bilinen Fevzi Paşa, zamanında yapılan İslam ve din düşmanlığına zerre kadar itiraz etmemek suretiyle. Fevzi Çakmağın tavrı basit bir sessizlikten ibaret kalmamıştır.
Dindarlığı ile de göz doldurmuştur. Dini terbiyesini annesinin babası olan Varnalı Müftü Hacı Bekir Efendi’den almıştır. Fevzi Çakmak dayısının kızı Fitnat hanımla evlendi ve bundan 2 tane kızı oldu. Mareşal’in dindar birisi olduğunu dindar bir görüntü verdiğini söyle miştik. Nakşibendi şeyhi küçük Hüseyin Efendiye bağlı olduğu söylenir. Hatta kabri de ona çok yakındır Eyüp’te. Onun zamanında orduda askerlere benim dinim adıyla manzum dini kitaplar, bastırılıp dağıtılmıştır. Fevzi Çakmak, Cumhuriyet devrinde her zaman çekinilen birisi olmuştur. Herkes Mareşal ne der? Korkusunu taşımıştır. Atatürk bile bir iş yaparken şimdi sınav mareşali iknaya geldi.
Gericilikle suçlanmasının aksine
Murat Sertoğlu Mareşal Çakmak'ın hatıralarını anlatan kendi ağzından anılarından Adnan Çakmak yakını Hürriyet gazetesi 2 Mayıs 1975 tarihli nüshası sayfa 3'ten naklettiğine göre:
Fevzi Paşa: ‘Beni gericilikle suçlayanların bir şeyden daha haberleri yoktu. O da M.Kemal Paşa’nın yaptığı bütün inkılapları gerçekleştirmeye kalkışmadan önce benimle uzun boylu konuşup tartıştığı idi. Bu inkılaplardan çoğunu herkesten önce öğrenen ilk defa ben oluyor ve destekliyordum. Kemalpaşa beni ne kadar yakından tanırsa tanısın telkin altında kalma sı normaldi. Nitekim şapka inkılabında bunu hiçbir şekilde kabul etmeyeceğim yolunda kendisine o kadar ısrarla telkinde bulunmuşlar ki üçüncü kişiler, bir ara buna İnanır gibi olmuş. Şapka inkılabını kabul etmeyeceğime dair, etrafın telkin etmeleri, ilanına benim başımda şapka ile geldiğimi başyaveri Rusihi bey haber vermesi üzerine M.Kemal Paşa ‘Şapka inkılabı muvaffak olmuştur efendiler’ demiştir. Çünkü şapka Osmanlı'dan beri devam edegelen toplumun kültür kültürel bilinçaltında küfür alameti. Bu bakımdan Şapka İnkılabı yapıldığı dönemdeki bu algı itibariyle son derece ciddi bir inkılaptır
Dindarlığı kendini, sessizliği insanları ilgilendirir
Fevzi Çakmağın kişisel günlük hayatına baktığınız vakit dindar bir Müslüman görünümü vardır. Namazını kılar orucunu tutar zina etmez içki içmez kumar oynamaz şeriatın açıkça haramdır dediği kişisel fiilleri işlemez. Bu yaşayışından ziyade Fevzi Çakmağın mesela yaşadığı dönemde yapılan din düşmanlığı karşısındaki bu sessizliği insanları ilgilendiriyor. Fevzi Paşa’nın da makam sendromu yaşadığı sanılmaktadır. Koltukta rahat oturabilmek.
Bir konuda iki farklı görüş
Fevzi Paşa, M.Kemali evine davet ettiği zaman, kâmil manada bir içki sofrası kurardı. Fevzi Paşa’nın da katıldığı sohbetlerde Atatürk sofrada müskirat bulundurmazdı. Bu iki farklı görüşü zihnimde tam ayrıştıramadım henüz.
Gaziantep ziyareti
Fevzi Çakmak’ın. İnkılaphareketine verdiği destek nazara alınırsa. Dindarlığındaki sami miyeti zaman zaman şüpheyle karşılanmıştır, sorgulanmıştır. Fevzi Çakmak Antep’e gelmişti o zaman bütün hoca efendiler, onun etrafında toplandılar. O günlerde dindarların yaşadığı sıkıntıları Ona şikâyet ettiler. Bu not aldı. Sonradan o hocalar birer birer zamanın hükümeti tarafından cezalandırıldı. Fevzi Çakmak Paşa’nın Antep ziyaretine özellikle o çevrenin dindarları çok sevinmişler. İleri gelen ulema kesiminin talebi ile de bir toplantı yapıyorlar. Paşayı da dindar bildikleri için, O’na sorunlarını anlatmışlar. Paşa bir kâğıt kalem alarak sorunları ve söyleyen kişiler not almış. Sorunlarıyla ilgileneceği imajı vermiş onlara. Dönünce listeyi hükümete vermiş, hükümette onları cezalandırarak gereğini yapmıştır. Bu ben de sizdenim sözü Fevzi Çakmak’ın adeta mottosu olmuştur.
Abdül Hâkim Arvasi ile görüşmesi
1939 da kızı Muazzez veremden vefat etti. Eyüp Sultan’da defnettirdi. Dönüşte Kaşgari tekkesine uğradı. Damadı Burhan Toprak’ın şeyhi olan Seyyid Abdül Hâkim Arvâsi ile görüştü. Abdülhakim Arvâsi kendisine çay ikram etti ve bu sırada büyük bir cesaretle İnönü hiçbir şey iken hiçbir şey değilken. Siz onun Cumhurreisi yaptınız. Korkarım ki bunun mesuliyeti size aittir demiştir. Bu söz Fevzi çakmakta İnönü’ye karşı bir soğukluk hazır etmiştir. Bu temelden soğukluk daha evvelden de vardır ama bu bazı şeyleri daha iyi görmesini temin etmiştir. Yaş haddine girince. Vazife müddetini uzatmak elindeyken ismet İnönü bunu yapmadı. 1944 te kendisini emekliye sevk etti. Fevzi çakmağa bu çok ağır geldi. O ölene kadar bu makamda durmayı, kendisinde bu haysiyeti görüyordu, umuyordu.
Emekli edilince
Makam arabası alındı. Genelkurmay Başkanı'na yapılan kömür tahsisi kaldırıldı. Hatta Atatürk’ün kendisine hediye ettiği tapulu evini bile boşaltması istendi. Gizli komünist olduğunu bile yaydılar. Hastayken ismet İnönü kendisini ziyaret etmek istedi ama kabul etmedi. 1945 senesinde Demokrasiye geçiş üzerine Fevzi Çakmak muhalifler arasında yer aldı ve politikaya girdi. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden müstakil İstanbul milletvekili seçilerek tekrar meclise girdi. Celal Bayar 1945te, demokrasiye geçiş için bir söz verdi, bir taviz verdi. ‘Devri sabık yapmayacağız. Yani eskilerden hesap sormaya cağız’ dedi. Bu söz üzerine İnönü demokrasiye geçişi kabul etti. Ve parti kurulmasına izin verdi. Fevzi Çakmak bunu haber alınca. Kendisini danışıklı bir dövüş içinde gördüğünde partiden istifa etti. Millet partisini kurdu. Millet partisi bugün Milliyetçi Hareket Partisi nüvesini teşkil ettiği söyleniyor. 10 Nisan 1950 tarihinde vefat etti. Yani demokrat Parti’nin iktidara gelişini göremedi. Buna da ‘kaderin bir sillesi’ denilebilir.
Necip Fazıl’ın ziyareti
Fevzi Paşa emekli edilince Necip Fazıl, bir grup arkadaşı ile kendisini evinde ziyaret etmiş ler. Necip Fazıl ‘Elinde bunca yetki varken, dine ve dindarlara yapılan bu zulme neden razı oldunuz’ mealinde bir soru soruyor. Fevzi Paşa ‘Ben Yeniçeri değilim’ diye cevap verdiği görülüyor.
Vasiyeti üzerine
Eyüp sultana, kızının ve dedesinin yanına gömüldü. Ailesi naaşının sonradan devlet mezar lığına nakledilmesine karşı çıkmıştır. Muhaliflerince öldürüldüğü rivayeti de vardır. Çakmak vefat ettiğinde radyo matem yapmadı. O gün oyun havaları çaldı. Bu milleti galeyana getirdi. Cenazesi 10 binlerce gencin katıldığı siyasi bir gösteriye siyasi bir mitinge dönüştü. Böylece Fevzi Çakmak kalabalıkların sırtında Eyüp’e götürüldü. Bu da iktidarın gözünü çok korkuttu. Demokrat Parti iktidarının da bir habercisi oldu.
Selam ve dua ile…
Not: Prof.Dr. Ekrem Buğra Ekinci ve Said Alpsoy’un çalışmalarından faydalanılmıştır.

























Yorum Yazın