Buna mukabil Etlik Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Hastanesindeki değişim ve dönüşüm
Ülke ortalamasının üstünde olduğunu
Belirtmeye ve Bilgilendirmeye çalıştım. O kadar.
Sağlık ve hastane kültürü
Şehir hastaneleri konusunda hala olumsuz düşünenlerin olduğunu biliyorum. Bu her konuda böyledir. Bir atasözü: ‘Kesme eşeğinin kuyruğunu, kimi uzun, kimi kısa der.’ İnsanların tamamını mutlu etmek ve bir dize düşünce etrafında toplamak mümkün olmasa gerek. Ömrünü tenkit etmekle geçirenlerin olması ve bir sayı teşkil etmesi de olasıdır. Adam hastasının başında refakatçi, hem hastasını tedavi ettiriyor, hem de hastaneye kızıyor. Dert burada hastane değil hastaneyi zamanında inşa ettiren yöneticiler. Eşeğine gücü yetmeyenlerin kürtününü (semerini) dövdüğü gibi.
Geçenlerde iki yerel konumda hastaneye gittim. Oraların sakin olacağı düşüncesiyle. O kadar dolu ki koridorlarında yürüyecek bile yer kalmamış. Anladım ki Şehir hastaneleri olmasa bu kalabalık daha yoğun olacaktı. Birde bu yığılmanın önünü kesecek, önleyecek sağlık ocakları olmasa o zaman görülür hali pürmelalimiz.
Geçmişte MKE de sigortalı olarak çalıştım. Devlet Hastanelerine gidemezdik. Ankara Dış kapı Hastanesinden başka seçeneğimiz yoktu. Bu tabii ki eşitlik kavramına uymuyordu. Ama ne gezer o zamanda da lafta eşitlik kavramcılar kendilerini haklı çıkarıyorlardı. Zeytinyağı misali. Neyse biz konumuza dönelim:
Etlik Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
Daha önce yatışımız verilmişti. Sıramız gelince çağrıldık. Yaklaşık otuz beş gündür de tedavi görmekteyiz. Hasta hanım Dürdane Kurnaz. Bende refakatçiyim. Pazartesi günü de taburcuyuz inşallah. Başka bir sorun çıktı taburcu olamadık tedaviye devam ediyoruz.
İspatlı geometri de bir kural vardır; hükmü başa koyarsın diğer kıyaslarla bu hükme varırsın. Ben de önce hükmü başa koyuyorum:
Prof. Dr. Cuma Uz (Başhekim)
Prof. Dr. Erhan Arif Öztürk
Doç. Dr. Zeynep Aykın Yılman
Dr. Bilge Gül
Bu isimler başta olmak üzere
Başhemşire Anıl Tatlıtürk
Hemşireler
Aynur
Ayşe
Eda
Eda (Yazman)
Kübra
Nilay
Batuhan
Bayram
Kırmızılı kızlar
Sema
Sima
Bu ismi geçen güzide insanlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Saygı ve sevgilerimi belirtiyorum. Teşekkür ve takdire layık olduklarını
Kendi gönlümce değerlendiriyorum. Bu konuyu ayrıca yönetimin dikkatine sunuyorum.
Bir ayrıcalıktı
Bilindiği üzere özel hastanelerin irili ufaklı daha iyi hizmet verdikleri söylenir. İmkânı olanlar buraları tercih ederler. Olmayanlar da irili ufaklı devlet hastanelerine veya Üniversite Hastanelerine giderler. Özel hastanelerin enformasyon işleri ön plandadır. Karşılama ve uğurlama ve Güleryüz. Anlatacağım şekliyle neredeyse pabuçları dama atılmak üzere. Şairin dediği gibi:
…
Geçenler geçti seni
Uçtu pabucun dama.
…
Eski yıllar anımsatılırken devlet kurumları ile temsil durumunda olanlar, çatık kaş ve azgın surat imajıyla hatırlanırdı. Hatta Necip Fazıl’ın deyimiyle eski yıllar bize:
‘Hükümet dedikleri
Çatık kaşlı zat’
Deyimiyle anlatılırdı.
Hasta yakınlarından da öte
Hasta yakınlarının, refakatçilerin bile hastalara karşı sabır sınırını ve tepkilerini, hastanenin o hemşirelerinin sabrı, güler yüzü, ışıldayan gözleri ve şefkatleri bastırıyor. Normalize ediyor.
O doktorların yüksek ilgisi; hastaların usanmak bilmeyen talepleri ve tekrarlarına sabırla gönüllüce güler yüzle bıkmadan usanmadan cevaplayan ve tekrarlayan doktorlar.
Kültürel değişim
Çok eskilerde, zile basarsın, çağırırsın, beklersin sesine kulak verecek hemşire ve doktor ararsın ve beklersin. Bu fizik hastanesinde bunları tersyüz eden davranış ve enforme olmalarını gördük ve şahit olduk. Eski olumsuzlukları aklayacak bu davranışlar için ayrıca teşekkür etmek gerekir ki; ben teşekkür ediyorum.
Doktorlar
Hastayı susturan doktorlar değil, hastanın bıkmaz usanmaz mükerrer sorularını dinleyen ve sabırla onun anlayacağı dilden açıklama yapan doktorlar. Hastanın her şikâyetini dikkate alan ve inceleyen doktorlar.
Hemşireler
Verilen programları harfiyen yerine getiren, takip eden, hastalara mutlu yüzle yaklaşan, hastaları azarlamayan, onlara kızmayan, uyuyanları pamuk prenses gibi uyandıran fedakâr hemşireler. Gecenin hangi saatinde olursa olsun dimdik ayakta olan hemşireler.
Kırmızılı kızlar
Hanımın tabiriyle bordo elbise giydikleri için onlara dediği kırmızılı kızlar. Maşallah atmaca gibi, koşan koşuşturan, Hastayı seansa götürmek için çağrılarını sürekli yineleyen, şefkat edilmesi gereken kırmızı kızlar Sema ve Sima. Diğer bir tabirle firma elemanları.
Seanslar
Hastalar için genelde durumlarına göre seanslar planlanıyor ve uygulanıyor. Seansları ve eksersizleri uygulayan Fizyoterapistler, yardımcıları ve de stajyer öğrenciler de hep aynı güzellikte yaklaşıyorlar hastalarına. Seanslar bittikten sonra yapılacak başka bir şey kalmayınca hastalar taburcu ediliyorlar. Reçeteleri ve ilaç raporları yazılıp nasıl kullanıla cağına göre bilgilendirildikten sonra.
Genel kültürdeki artış
Toplumun tüm katmanlarında ve tüm kesimlerinde bu artış gözlemlenmektedir elbette. Tüm hastanelerdede aynı kültür değişimi izlenmektedir. Okullarda emniyette ve insanların bulunduğu her yerde ülkemizde bir değişim dönüşüm yaşanmaktadır.
Buna mukabil Etlik Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Hastanesindeki değişim ve dönüşüm
Ülke ortalamasının üstünde olduğunu
Belirtmeye ve bilgilendirmeye çalıştım. O kadar.
Maruzatımdır
Emin amcamın oğlu İzmir’de ikamet eden Mehmet Mustafa Kurnaz kalp krizi sonucu hakkın rahmetine kavuşmuştur. Mustafa’nın ölüm haberini yazmaya elim varmadı. Elim titredi. Teyit etmek için kimi arayacağımı şaşırdım. Bir müddet bocaladım. Şaşırdım kaldım. Hanımım Dürdane ile 35 gündür Fizik Hastanesinde yatılı tedavi görmekteyiz. Arka arkaya ayağımda ince kırık olmuştu. Üçüncüsü de oldu. Bunların sterside üzerimdeydi. Sağlıklı düşünemiyordum. Aile büyüğü olarak mutlak katılmam gerekiyordu ama sağlığım elvermedi katılamadım. Üzgünüm. Mustafa çileli büyüdü. Çok ağır yükler taşıdı. Bunların hepsini yendi ve ölüme teslim oldu. İstanbul İmamhatipte Sedat Yenigün veya Metin Yüksel’in öğrencisiydi.
‘Hep gönüller haz olsa da
Kış gelirken yaz olsa da
Avutamam gönülcüğüm
Gurbet dolu naz olsa da’
Efendimizin yaşında vefat etti sayılır.
‘Ölüm güzel şey Perde ardındandır haber
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber’
Yunusun deyimiyle
‘Genç yaşında can vermek
Gök ekini biçmek gibi’
Allah’ım gani gani rahmet eylesin
Efendimize komşu olsun inşallah
Tüm ailemizin başı sağ olsun.
























Yorum Yazın