MENU
  • YEREL HABERLER
  • EĞİTİM
  • ASAYİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YEREL HABERLER
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • E-Dergi
  • Resmi Reklamlar
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
Ankara
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
  • ANKARA HABERLERİ
  • GÜNDEM
  • ULUSAL HABERLER
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • SAĞLIK
Kapat

Sürgünde Gülümseyen İsyankâr

Ana SayfaYazarlarErbay Kucet
01 Haziran, 2026, Pazartesi 16:15
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Türk edebiyatının taşrasına açılan o ince patikada, tozun kalktığı ilk adımların sahibi olarak karşımıza çıkar Refik Halid Karay. Fakat o, yalnızca memleketi yazan bir gözlemci değildir; gülümseyerek direnen, incecik bir mizahın ardına sakladığı keskin bir itirazı dilinden hiç düşürmeyen bir muhalif ruhtur.

Ömrü boyunca memleketin dertli coğrafyasını adımlarken, kimi zaman bir kaymakam kapısında, kimi zaman kasaba kahvesinde, kimi zaman da sürgün yollarına düşmüş bir yolcu sıfatıyla karşımıza çıkar. Yazdıkları, yaşadıklarına sadece tanıklık etmekle kalmaz; o tanıklığı bir hesaplaşma biçimine dönüştürür.

Onu Anadolu’ya götüren kader değil, iktidarın hırçın elidir. İttihat ve Terakki’nin baskısına karşı çıkan bir kalemdir o. Hitabetinin, yazısının, düşüncesinin bedelini sürgünle, yalnızlıkla, gurbetle öder. Fakat ne dilinden ne mizahından ne de kendine ve sözünün gücüne duyduğu inançtan vazgeçer. Onun hikâyelerinde duyduğumuz gülümseme, boyun eğmeyen bir ruhun sesidir.

Memleket Hikâyeleri’nde ortaya çıkan Anadolu, daha önce hiçbir yazarın cesaret edemediği kadar gerçek bir Anadolu’dur. Tozu sadece bir dekor değil, yoksulluğun, kaderin ve çaresizliğin nabzıdır.

Refik Halid, köyü bir masal mekânı gibi süslemez. İnsanı, bütün zayıflıkları, bencillikleri ve iyi niyetleriyle birlikte yazar. Kasaba halkının birbirini boğan darlığı, memurun gücü eline alınca hoyratlaşması, köylünün kaderini kader sanması… Hepsini görür, yazar ve bunu yaparken acıdan ince bir tebessüm süzülür satırlara.

Karabibik’in yalın gerçekliğini sürdüren Nâbizade Nâzım’dan aldığı mirası, daha keskin, daha incelikli, daha insanî bir üsluba taşır. Anadolu, onun kaleminde artık yalnızca bir coğrafya değil, ruhun mekânı hâline gelir.

Memleketten sonra gurbet gelir. O gurbet, sessiz bir çınlama gibi hikâyelerin altına siner. Gurbet Hikâyeleri, sürgünün adımlarını duyarak okunur: Çölden esen sıcak rüzgâr,
dilini unutmuş bir yabancının kekelemeleri, kalabalık içinde tamamlanmayan bir yalnızlık… Bütün bunların üzerinde, İstanbul’un şehvetli güzelliğine duyulan kavurucu özlem. O artık yalnızca bir memleket hikâyecisi değildir. O, memleketinden koparılmış bir ruhtur.
İşte tam da bu yüzden yazısı hem yaralı hem gururludur.

Onun mizahı, güldürmek için değil delmek içindir. Yumruğu doğrudan atmaz; dudak kenarındaki alay, gerekenden fazlasını söyler. Aydede’de yazdığı mizah yazılarıyla, iktidarların maskesini düşürür; gülüşün altına sakladığı alay, sözün en keskin hâline dönüşür. Bu yüzden her dönemin iktidarı, ondan az ya da çok rahatsız olur. Onun kahkahası, bir başkaldırı biçimidir.

Karay, edebiyatımızda yalnızca hikâyenin yönünü değiştirmiş bir öncü değildir. O, sürgüne rağmen sözünü sakınmayan, yasaklara rağmen yazmaya devam eden, memlekete küsmeyen ama memlekete dair susmayı da bilmeyen bir ruhun adıdır. Kalemini eğmemiştir. Mizahıyla saldırmış, zarafetiyle direnmiştir. Memleketin yolları bazen gurbetle sonlansa da, onun kelimeleri sonunda yine eve dönmeyi bilmiştir. Çünkü o, memleketi yalnız coğrafyada değil, insanın içinde bulmayı öğrenmiştir. Bizler, onun bıraktığı o ince gülümsemenin gölgesinde memlekete bakmayı sürdürüyoruz.

 

Yorum Yazın

Erbay Kucet

    iletişime geç

    Erbay Kucet

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    İbrahim GÖKDEMİR
    İbrahim GÖKDEMİR Bir Park Alanından Fazlası: Şehir Düzenine Yeni Model
    Çakır Mehmet
    Çakır Mehmet UNUTULMAZ ESERLER
    Erbay Kucet
    Erbay Kucet Sürgünde Gülümseyen İsyankâr
    İmbat Muğlu
    İmbat Muğlu Sessizce Büyüyen Tehlike: Bağımlılık
    Salih Kurnaz
    Salih Kurnaz DEĞİŞEN KÜLTÜR  KÜLTÜR DEĞİŞİMİ
    Yalçın Topçu
    Yalçın Topçu TİCARİ BOYKOT VE TOPLUMSAL BÖLÜCÜLÜK..
    Abdulkadir Karaboğa
    Abdulkadir Karaboğa İnsan ve Karakter Kostümleri
    İdris Ortakaya
    İdris Ortakaya TAM ZAMANI
    Ayşe Hicret AYDOĞAN
    Ayşe Hicret AYDOĞAN Acı ile Hamd Arasında Kısa Bir İç Döküş
    Sevim KANSUVA
    Sevim KANSUVA Altı üstü biraz demir biraz çimento, biraz doğru zemindi gereken
    Mevlüt Şahin
    Mevlüt Şahin Hiçbir şey göründüğü kadar İyi veya Göründüğü Kadar Kötü değildir
    İsmail Tekpınar
    İsmail Tekpınar BEYLER DAĞILABİLİRSİNİZ
    İlhan KOÇ
    İlhan KOÇ BEYNİMİZ VE “AYNA NÖRONLAR”
    Osman Çakır
    Osman Çakır Kuraklık Türkiye'yi kurutmadan...
    Kemal Haluk CEBE
    Kemal Haluk CEBE POZİTİF SİYASET
    Nedim Yüksel ÇAKIR
    Nedim Yüksel ÇAKIR YANI BAŞIMIZDAKİ TEHLİKE; UÇUCU MADDELER..
    Kutlu TAMAY
    Kutlu TAMAY ANKARA’ DAN DÜNYAYA AÇILAN MARKA ‘’BUTCHA’’
    Fatma Yılmaz
    Fatma Yılmaz SINIRLARIMIZ
    Zeynep Gökdemir
    Zeynep Gökdemir BİR HARF NİCE YOLLAR AŞTIRIR
    Dursun Erkılıç
    Dursun Erkılıç ABD’nin vize bombası!
    24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Redaktör Haber 2022 | Yazılım: Onemsoft