MENU
  • YEREL HABERLER
  • EĞİTİM
  • ASAYİŞ
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YEREL HABERLER
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • E-Dergi
  • Resmi Reklamlar
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
Ankara
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
  • ANKARA HABERLERİ
  • GÜNDEM
  • ULUSAL HABERLER
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • SAĞLIK
Kapat

SORGULANIRIZ

Ana SayfaYazarlarSalih Kurnaz
06 Mart, 2026, Cuma 09:58
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

‘Bilinki her yapanın

Yaptığı sorulacak

Büyük gün yaklaşıyor

Hak nizam kurulacak’

Derdik, zamanın behrinde

 

İmanın şartı altı

Allaha iman

Meleklere iman

Kitaplara iman

Peygamberlere iman

Ahirete iman

Kader ve kazaya iman

 

İslam’ın şartı beş

Kelimei şehadet

Salat-Namaz

Zekât

Savum-Oruç

Hac

 

‘Her yapanın yaptığı sorulacak’ cümlesini kullanış biçimine bakarsak dünyada yaptıkları mız veya yapılanlar sorulacak manası çıkıyor. Bu slogan sanırım ‘Selamet’ zamanındaydı. Her ne ise. Yani demek isteniyordu ki ‘şayet iktidar olursak’.

 

Birde ferdi olarak şahısların insanların bu dünyada yaptıklarından dolayı ahirette sorgula nacağına da vurgu yapılıyordu. Müslümanlara sorgulanacakları hatırlatılıyordu. Buna göre ibadetimize ve teatimize riayet edelim. Müslüman dindar muhafazakâr insanlara dünyada yaptıklarından dolayı ahirette sorgulanacakları hatırlatılıyor ve ikaz ediliyordu.

 

Bu gün Müslümanlara sorarsak yukarıya aldığımız şartlardan sorgulanacağız anlayışı

Hâkim. Elbette öyle doğru olan da budur. Biz bunları yaparsak;

 

Allaha iman edersek

Meleklere iman edersek

Kitaplara iman edersek

Peygamberlere iman edersek

Ahirete iman edersek

Kader ve kazaya iman edersek

 

Kelimei şehadet getirirsek

Namazımızı kılarsak

Orucumuzu tutarsak

Zekâtımızı verirsek

Hacca gidersek

 

Ahirette sorgulanacağımız sorgudan başarıyla çıkarız. Cenneti ve ebedi hayatı kâmil mana da hak etmiş ve umduklarımıza da nail olmuş oluruz.

 

Kabirde ilk sorulacak sorular

İnsan öldüğü zaman, dünyada işlemiş olduğu, iyilik veya kötülük, büyük veya küçük her amelinden sorguya çekilecektir. İyilik işlemişse karşısında mükâfat (armağan) görecektir. Kötülük işlemişse, karşılığında azap (ceza) görecektir. Hesap gününün ilk merhalesi, kabirdir. ‘Fe men ya’mel miskale zerretin hayren yereh. Ve men ya’mel miskale zerretin şeran yereh’ (Zilzal:7-8) ‘Kim zerre kadar iyilik yaparsa mükâfatını, Kim zerre kadar kötülük işlerse cezasını görür.’

 

Rabbin kimdir? Rabbim Allah’tır

Dinin nedir? Dinim İslam’dır

Peygamberiniz kimdir? Hz. Muhammed (s.a.v)

Kitabın: Kur’an

 

Ahirette ilk sorulacak sorular

Namaz

Farzlardan varsa eksiği

Nafilelerle tamamlanır.

Ömrünü nerede tükettiği

İlmini nerede kullandığı

Malını nereden kazandığı

Malını nereye harcadığı

Gençliğini nerede yıprattığı

Sonra kul, diğer amellerden de bu minval üzere sorguya çekilir

O gün, mazlumun zalimden alınmadık hiçbir hakkı kalmayacaktır.

 

Daha nelerden sorgulanırız

Siyasi, sosyal, ekonomik ve benzeri sorgulandığımız insanoğlunun yaşadığı alanlarda vardır elbette. Eski zamanlarda ‘O gün, mazlumun zalimden alınmadık hiçbir hakkı kalma yacaktır’ demiştik ya. Şunu da derdik; ‘Hakkını bilenin hakkı muhakkak alınacak. Bu da ne ki: Hakkının var olduğunu bilmeyenlerin bile hakkı alınıp verilecek.’

 

Nerde bir kötülük görülürse

Önce elimizle

Sonra dilimizle

Daha sonra kalben buğuz ederek

Bu da müdahalenin en zayıfı

 

Kendimizin yaptığı kötülüğü görürsek, ona bu üç unsurdan hangisi ile müdahale edeceğiz. Yoksa örtecek miyiz? İşte kıyamet burada kopuyor. Hoca Nasrettin rahmetullaha kıyameti sormuş hanımı: ‘Hanım sen ölürsen küçük kıyamet. Ben ölürsem büyük kıyamet’ demiş. Diğer konularda olduğu gibi kıyametin küçüğünü de, büyüğünü de kendimizden uzak tutuyoruz. Dışarıda değerlendiriyoruz. Burada kendimizi sorgulamamız lazımdır derim. ‘Ölmeden önce ölünüz’ deniliyor ya. ‘Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekiniz’. Bu taraklarda hiç bezimiz yok. Ancak durmadan dışımızdakileri eleştiriyoruz. Kendi kusuru muzu hezenimizi görmüyor, elin gözündeki saman çöpünü büyütüyoruz. Bu durum ferdi planda da, kurumsal planda da böyledir.

 

Ölünceye kadar

Ömrümüzü nerede tükettiğimiz, malımızı nereden kazandığımız, malımızı nereye harca dığımız, gençliğimizi nerede yıprattığımız, İlmimizi nerede kullandığımız, Sonra kul, diğer amellerden de bu minval üzere sorguya çekilir.

 

Bilindiği üzere CHP nin sicili bozuk

Eskilerin anlattığına göre;

İslam elifbasini kaldırıp

Latin alfabesine çevirmesi

Kuranı yasaklaması

Ezanı Türkçe okutması

Camileri kapatması

Hatta satması

Ahıra çevirdiği de olmuştur

Anayasadan ‘Dini islamdır’

İbaresini kaldırması

Birçok âlimi astırması

Ulucanlara kıyması

Şimdi kıymeti kalmayan

Şapka devrimini yapması

İla ahir… Saymakla bitmez.

 

Bu ve benzer konulardan dolayı halk CHP yi 1950 den sonra tek başına iktidara getirme miştir. Peki, bu CHP yi iktidara getirmek için çalışmaktan sorgulanmayacak mıyız? Bunu bize dünyada ve ahirette sormayacaklar mı?

 

Birçok parti kuruldu, kuruluyor

Şöyle bir bakalım, hemen hemen hepsi aynı. Bir ombudsmanlık kuruluna havale edilse, ‘bunlara gerek yok, fazlalık, israf var gereksiz’ diyebilir. Halk zaten oy verirken Ombuds manlık görevini yapıyor. Kuruluş gayelerine göre de hareket etmiyorlar zaten. Ana varlık sebepleri, dışlanmışlık, yeteri kadar imkânlardan istifade edememek. Makam ve mevkileri elinden alınanlar veya verilmeyenler bu yola başvuruyorlar. Benzer sebeplerle ayrışan ve kurumsallaşan hiçbir partinin büyüdüğü geliştiği serpildiği görülmemiştir. Bir tane de örneği yoktur. Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamadıkları gibi, kendilerinin de, tarftarlarınında sorgu lanmalarına sebep oluyorlar. Daha da hırslanıyorlar; şer ittifakları yaparak hem kendilerini hem taraftarlarını inkâr ediyor ve incitiyorlar. Kişilikleri ve şahsiyetlerini utanır bücür hale düşürüyorlar. Ederlerinden daha az pahaya davalarını satıyorlar. Birer birer baktığımızda temiz çocuklar. Hırs peştamalının altına girince hoşnutsuzlaşıyorlar. Kendilerini de davala rını da küçültüyorlar marjinalleştiriyorlar ve etraflarında kemikleşmiş klikler kalıyor. Onları da ona buna kin ve nefretle bakar hale getiriyorlar.

 

Öyle hırslanıyorlar ki, Ülkenin geleceğini tehlikeye düşürecek iç ve dış mihraklarla çuvala giriyorlar ve onların menfaatlerine alet oluyorlar. Freni boşalmış araba gibi, raydan çıkmış tren gibi, delirmiş derecesinde hata ve günah işliyorlar. Kendilerine tabi olanları da aynı suça ortak ediyorlar. Geçen Cumhurbaşkanlığı seçimlerde Cumhuriyet tarihinde olmamış bir iş becerebileceklerdi maazallah. Allah bu milleti korudu.

 

İşte bu nokta Yunusun:

‘Sırat sırat dedikleri kıldan ince,

Kılıçtan keskin’ dedikleri noktadır.

Bunun hesabı sorulmayacak mı?

Bu şerlerden sorgulanmayacak mıyız?

Dünyada ve ahirette hesaba çekilmeyecek miyiz?

Kabirdeki ilk sorulacak sorulara eklenmese bile

Ahirette ilk sorulacak sorular sınıfına girecek elbette

Ben bunları niye yazıyorum?

Ümmeti dostları dindarları

Muhafazakârları ve diğer kişileri

Böyle bir suçtan arınmaları için söylüyorum.

Sözümü yabana atmayın

Olaya particilik gözüyle bakmayın

Reisi devirmeye çalışanlarla birlikte olmayın

Reis bizim yüz yıllık hasretimizdi

Öyle değimliydi

Demez miydik?

‘Başımıza Mukri musalli

Bir yönetici gelsin

Cumayı kıldırsın’

İki elim yakanızda

Söylediklerim

Altın değerinde

Sözler ve doğrular

İyiliği emretme

Kötülükten arındırmadır

Bunu bilen bilir…

Selam ve dua ile…

Yorum Yazın

Salih Kurnaz

    iletişime geç

    Salih Kurnaz

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    İbrahim GÖKDEMİR
    İbrahim GÖKDEMİR Bir Park Alanından Fazlası: Şehir Düzenine Yeni Model
    Çakır Mehmet
    Çakır Mehmet UNUTULMAZ ESERLER
    Erbay Kucet
    Erbay Kucet Sürgünde Gülümseyen İsyankâr
    İmbat Muğlu
    İmbat Muğlu Sessizce Büyüyen Tehlike: Bağımlılık
    Salih Kurnaz
    Salih Kurnaz DEĞİŞEN KÜLTÜR  KÜLTÜR DEĞİŞİMİ
    Yalçın Topçu
    Yalçın Topçu TİCARİ BOYKOT VE TOPLUMSAL BÖLÜCÜLÜK..
    Abdulkadir Karaboğa
    Abdulkadir Karaboğa İnsan ve Karakter Kostümleri
    İdris Ortakaya
    İdris Ortakaya TAM ZAMANI
    Ayşe Hicret AYDOĞAN
    Ayşe Hicret AYDOĞAN Acı ile Hamd Arasında Kısa Bir İç Döküş
    Sevim KANSUVA
    Sevim KANSUVA Altı üstü biraz demir biraz çimento, biraz doğru zemindi gereken
    Mevlüt Şahin
    Mevlüt Şahin Hiçbir şey göründüğü kadar İyi veya Göründüğü Kadar Kötü değildir
    İsmail Tekpınar
    İsmail Tekpınar BEYLER DAĞILABİLİRSİNİZ
    İlhan KOÇ
    İlhan KOÇ BEYNİMİZ VE “AYNA NÖRONLAR”
    Osman Çakır
    Osman Çakır Kuraklık Türkiye'yi kurutmadan...
    Kemal Haluk CEBE
    Kemal Haluk CEBE POZİTİF SİYASET
    Nedim Yüksel ÇAKIR
    Nedim Yüksel ÇAKIR YANI BAŞIMIZDAKİ TEHLİKE; UÇUCU MADDELER..
    Kutlu TAMAY
    Kutlu TAMAY ANKARA’ DAN DÜNYAYA AÇILAN MARKA ‘’BUTCHA’’
    Fatma Yılmaz
    Fatma Yılmaz SINIRLARIMIZ
    Zeynep Gökdemir
    Zeynep Gökdemir BİR HARF NİCE YOLLAR AŞTIRIR
    Dursun Erkılıç
    Dursun Erkılıç ABD’nin vize bombası!
    24 Saat  Ankara Haberleri I Redaktör Haber
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Redaktör Haber 2022 | Yazılım: Onemsoft