Son zamanda dünya paylaşılıyor.
Ümmet ağıt yakıyor
Derdine ağlıyor
Kaderine küsüyor.
Acziyete düştükleri durumuna üzülüyor
Dünya Müslümanlarının yöneticilerine kızıyor
ABD ye sinirleniyor
İsrail’e hıncını çeşitli şekillerde ifadeye çalışıyor
Sövüyor, sayıyor
Ne yapılacağı konusunda
Geçmişe bakmıyor
Bulunduğu duruma göre hayıflanıyor
Ölmüş gitmiş insanların paylarını görmüyor
Yine ölmüş gitmiş insanların veciz sözlerini yâd ediyorlar.
Demiyorlar ki;
Geçmişte yapılan hata ve duruşlardan dolayı bu güne geldik
Bu gün ne yapılması konusunu irdeleyemiyoruz
Yapanlara ayak bağı oluyoruz
Kendi ayağımıza sıkıyoruz
Kendi ayağımıza çelme takıyoruz
Demiyoruz ki;
Zaman gelecek bizde eskiyeceğiz
Bizlerde yaptıklarımızdan dolayı
Eskileri olumsuz yâd ettiğimiz gibi
Bizleri de gün gelecek
Çelik çomak oynadığımızı tenkit edecekler
Boş laf ve eylemsizlikle veya
Olumsuz eylemlilikle tenkit edecekler.
Hayal konuşma
Hayal konuşmakla
Hayal kurmakla meşgulüz
Atıyoruz, tutuyoruz
Kendi kendimize yiğitlik taslıyoruz
Nedeni niçini konuşmaya
Öfkemiz yetmiyor
Sanki samimi değiliz
Samimi düşünmüyoruz
Siyasi düşünüyoruz gibime geliyor
Suçu geçmişe yıkma
Suçu geçmişe yıkalım mı, yıkmayalım mı?
Ne farkeder ibret almadıktan sonra
Hiç ibret alınsaydı
Tarih tekerrür eder miydi?
Gerçekçi olalım
Bakın gerçekçi olalım
Gerçeği görelim artık
Nedir o gerçek
Birlik beraberliktir o gerçek.
Siyasi şuur ve görebilmektir
Hayıflananlardan, öfkelenenlerden,
Kızanlardan, eskiye suçu yükleme kolaylarından
Bir heyet kursak ve desek ki onlara
‘Bir çözüm üretin?
Sizi yetkili kıldık desek acaba
Hangi önerileri yapabilirlerdi?’
Hem doğru oturalım,
Hem de doğru düşünelim.
Eğri oturup doğru düşünmek mümkün değildir.
Tıp Fakültesi birincisi bir kızımızın
Rasim Özdenören den söylediği veciz söz gibi.
‘Hem bu deveyi güdeceğiz,
Hem de bu diyarda kalacağız.
Deve de bizim, diyarda bizim’ dediği gibi.
Deveyi güttükten sonra diyardan gitme hakkımız yoktur.
İmamoğlu Partisi
Bir siyasi grup CHP, İmamoğlu Partisi olmuş. Bekasını ona bağlamış, Başka bir soruna eğilmiyor, halkta bu durumu yadırgamıyor. Türkiye’nin % 25’ini buna klonlamış, nereye yönlendirilirlerse oraya yöneliyorlar. Bu durum acilen terkedilmeli. Diğer irili ufaklı partiler kendi dertlerine düşmüş, nerden ne koparacaklarını düşünmekten başka dertleri yok. CHP nin gönlünü ve politikasını hoş görüyorlar veya hoş tutuyorlar. CHP nin lehine olayları kavzaklamaktan öteye gidemedikleri gibi, akşam sabah kendi aralarında ittifak kurma hayaliyle yaşıyorlar. Ülke sorunlarını düşünmüyorlar. Ülke sorunları deyince akla Reis’i tenkit etmek veya onu alaşağı etmek zannediyorlar veya öyle öğütleniyorlar. Ne oldu onar on beşer milletvekili amortisiyle kendinize, partinize ülkenize ne kazandırdınız? Bu çelik çomak oynamaktan öteye geçmiyorsunuz?
Mutlak butlan
Halkın bir bölümünde de şöyle bir görüş oluşmuş durumda: ‘Eğer mutlak butlan çıkarsa; CHP eski yöneticilere devredilir. Her şeyi Devletten kırparak oluşturulan sermaye ile satın alacaklarına inananların elinden CHP kurtarılır, Belediyeler ha keza kurtarılır ve Ülke soyulmaktan kurtarılır’. Şu da eklenebilir; çarşambanın geleceği önceden bellidir. Olanlar olacakların habercisidir. Parça için doğru olan bütün içinde doğrudur bu bir fizik kuralıdır. Belediyelerdeki soygun ülke geneline yayılır ve Beka sorunu oluşur.
Hakikat şu
Reis ülkeyi iyi götürüyor. İçteki ve dıştaki sorunları ülkemiz lehine çözüyor veya çözmeye çalışıyor. Bu konuda partili partisiz Reise yardımcı olmaktan öte yol yok gibi gözüküyor. Bunu görmezden geldikten sonra hayıflanmanın hiç âlemi yoktur. ‘ABD destekli İsrail’in adım adım ilerlediğini, sıra bize doğru yöneliyor’ demenin de hiçbir manası yoktur. Hem Reis gitsin, hemide İsrail bize doğru yönelmesin demenin kıymeti harbiyesi olamaz. Bu ikisi bir arada olamaz. Reis giderse İsrail bize de yönelir, hatta daha öteye de geçmeye çalışır. Gerçekçi olalım. Ağız bükmeyelim halk tabiriyle kıvırttırmayalım. Onun için ‘Hemi bu deveyi güdeceğiz, hemi bu diyarda kalacağız, Devede bizim diyarda bizim’.
Emekliler ve dar gelirliler
Evvelki yazılarımın birinde demiştim ki; Emeklilere ve dar gelirlilere verin. Aksi takdirde CHP mahalli seçimde başarılı olursa, açlıklarını gidermek için çalıp çırptıkları miktar, emeklilere vereceğinizi katlar’ demiştim. Aynen oldu. Çaldılar çırptılar daha bunlar bildiğimi zin yarısı. Ülkemiz bundan çok zarar gördü.
Yine söylüyorum: Reis bunda doğru yönlendirilsin. Yine aksi takdirde maazallah iktidar olurlarsa ülkeyi sömüreceklerini görmemek öngörüsüz olmak demektir. Bu yükü emekliye ve dar gelirliye yüklememek lazım. Onları bu siyasi karar noktasından korumamız gerek mektedir. Bunun zamanlaması iyi yapılmalı. Hatta şimdiden ipuçları verilerek umutlandır mamız lazım onları.
Şayet bu sorun giderilmezse
En iyimser olarak şöyle sonuçlara gebe olabilir.
Bu günkü konjonktür ve CHP nin yerel seçimlerdeki başarısızlığı
Ve ülke yönetemeyecek bir kadro oluşturduğu görülürse:
Bu oylar belki CHP ye eskisinden daha az gider.
Yani geçenki durumdan daha az.
Ancak oy kullanmayan seçmen sayısını çoğaltabilir
İnsanları gönülsüzleştirebilir
Yine insanları umutsuzlaştırabilir
İnsanları yanlışa yönlendirme sorumluluğu taşınır
İstemeye istemeye yanlışa yönelmeye sebep olunur
Daha önemlisi de oylar küçük partilere dağılır
Böylece heba olur ve boşa gider.
Fonksiyonu azalır
Boş mermi durumuna düşer
Bu analizimiz dikkate alınmalı.
Selam ve dua ile…
























Yorum Yazın