İnfluenza, influenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. A, B ve C tipleri bulunan influenza virüsü solunum yollarının parçası olan burun, boğaz ve akciğerleri enfekte eder. Daha çok mevsimsel olarak ortaya çıkan influenza halk arasında grip olarak bilinen hastalığa neden olan virüstür. İnfluenza'nın A ve B tipi yaygın olan türü olup, A türü influenza salgınlara neden olabilenidir. C tipi ise daha hafif belirtilere neden olan türüdür. İnfluenza virüsünde kişilerde ateş, vücut ağrısı, boğaz ağrısı, titreme ve yorgunluk belirtileri görülür.
Solunum sistemine saldıran ve vücudu olumsuz etkileyen bir virüs olan influenza, genellikle bağışıklık sistemi düşük olan hasta, çocuk ve yaşlı bireyleri daha çok etkiler. Diğer yandan influenza insanla birlikte domuz, at, kuş ve deniz memelileri üzerinde de hastalıklara sebep olabilir.
İnfluenza hastalığının en yaygın belirtileri olarak kişide ateş, boğaz ağrısı, öksürük, titreme, kas ağrıları ve yorgunluk ortaya çıkarmasıdır. Bu belirtilerin şiddeti hastalığın seyrine ve kişinin mevcut sağlık durumuna göre değişebilir. Bağışıklık sistemi güçlü olan bireyler hastalığı daha hafif ve kısa sürede atlatırken, 65 yaş üstü, kronik akciğer hastalığı olan ve bağışıklığı zayıf olan kişiler virüsten daha çok etkilenir.
Genellikle belirtiler ortaya çıktıktan ve teşhis konduktan sonra başlanan antiviral ilaçlarla hastalığın önüne geçilebilir ve kişi eski sağlığına kavuşur. Ancak akciğerleri ciddi oranda enfekte eden ve akut solunum yolu hastalığına yol açan bir influenza ile karşı karşıya kalındı ise doktor kontrolünde tedavi gerekebilir. Özellikle astım ve KOAH gibi hastalığı olan yaşlı bireylerin bu süreci doktor gözetiminde geçirmesi tavsiye edilir.
İnfluenza A nedir?
Vücutta ateş, vücut ağrısı ve yorgunluk gibi semptomlar ortaya çıkaran influenza a; genellikle daha şiddetli seyreden influenza çeşididir, yaygın şekilde bulaşı oluşturabilir ve tedavi gerektirir. İnfluenza b daha hafif seyreden influenza çeşidi olarak bilinirken, influenza c ise daha çok hayvanlarda rastlanan bir türdür.
İnfluenza B nedir?
Yalnızca insandan insana yayılan influenza B, influenza’nın 3 ana türünden biri olan, 37.8 derece ve üzeri ateşe neden olan, bulaşıcı bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. İnfluenza B virüsü ile enfekte olan kişilerde ateş yanı sıra, titreme, boğaz ağrısı, yorgunluk ve öksürme görülür. İnfluenza B virüsü olan kişiler bol su içmeli ve bolca dinlenmelidir.
İnfluenza C nedir?
İnfluenza C virüsü A ve B virüsüne nazaran daha hafif belirtilerin görüldüğü influenza türüdür. Bu türde çok ciddi komplikasyonlara rastlanmaz.
İnfluenza D nedir?
İnfluenza D ise A, B ve C virüsünün aksine insanlara bulaşmayan influenza türüdür. Bu virüs insanları enfekte etmez ve herhangi bir şikayete yol açmaz. İnsanlara bulaşmayan influenza D virüsünün sığır ve domuz gibi hayvanlara bulaştığı bilinir. Diğer hayvanlara bulaşma riski ise sığırlardan gelir. Sığırlarda birtakım belirtiler gösteren influenza virüsü bu yolla diğer hayvanlar arasında da bir geçiş yolu elde etmiş olur.
İnfluenza Neden Olur?
Bir RNA virüsü olan ve halk arasında grip olarak adlandırılan influenza, damlacık ve temasın virüsü bulaştırması sonucu burun, boğaz ve akciğerlerin enfekte olmasıyla meydana gelir. Kimi zaman hafif geçirilen influenza kimi zaman da şiddetine bağlı olarak hayati tehlike yaratabilir.
İnfluenza hastalığını tetikleyen risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
- Bağışıklık sisteminin düşüklüğü
- Astım ve KOAH gibi kronik hastalıklar
- Şeker hastalığı
- Obezite
- Orak hücreli anemi gibi kan hastalıkları
- Kanser
- Sigara ve alkol tüketimi
- Hamilelik süreci
Bağışıklık sisteminin düşüklüğü
Bağışıklık sistemi, vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında önemli bir rol oynar. Bağışıklık yetmezliği veya bağışıklık sisteminin zayıflaması, diğer birçok hastalığa neden olduğu gibi influenza virüsüne karşı da vücudun direncini azaltır ve hastalığın vücutta daha kolay yol almasına ve daha şiddetli seyretmesine neden olabilir.
Bağışıklık yetmezliği ve influenza arasındaki ilişkisi
Bağışıklık sisteminin zayıf olması artan enfeksiyon riski ile doğru orantılıdır. Bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler, influenza virüsüne daha kolay yakalanır. Bu kişilerin vücudun savunma mekanizmaları yeterince güçlü değildir. Bu da virüsün solunum yollarına daha kolay yerleşmesini ve vücutta çoğalmasını kolaylaştırır.
Hastalığın şiddetli seyretmesi
Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde influenza genellikle daha ağır belirtilerle seyreder. Şiddetli influenza semptomlarına yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, uzun süreli yorgunluk gibi belirtiler örnek verilebilir.
Komplikasyon riski ve influenza
Bağışıklık sisteminin zayıf olması komplikasyon riskini de beraberinde getirir. İnfluenza, zatürre (pnömoni), bronşit, sinüzit ve orta kulak enfeksiyonları gibi ikincil bakteriyel enfeksiyonlara yol açma riskini tetikler. Ayrıca, kronik hastalıkların (örneğin astım, diyabet) görülmesine de neden olabilir.
Astım ve KOAH gibi kronik hastalıklar
Astım ve KOAH hastalığı, solunum yollarında meydana gelen kronik inflamatuvar hastalıklardır. Akciğere ciddi zarar verebilen bu hastalıklar, influenza virüsü enfeksiyonlarına karşı da kişiyi daha hassas bir hale getirir ve enfeksiyonun görülme seyrini olumsuz etkileyebilir.
Astım ve influenza ilişkisi
Astım hastalarında influenza enfeksiyonu, solunum yollarında meydana gelen iltihaplanmayı artırarak astım ataklarını tetikleyebilir. Meydana gelen bu durum hastaneye yatış gerektiren ciddi solunum problemlerine yol açabilir. Bu yüzden astım ve KOAH hastalarının influenza riskine karşı daha dikkatli olmaları gerekir.
Komplikasyonlar: İnfluenza, astım hastalarında zatürre gibi ikincil bakteriyel enfeksiyonların gelişme riskini artırır. Ayrıca, kronik solunum yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
KOAH ve influenza ilişkisi
KOAH hastalarında görülen influenza enfeksiyonu, hastalığın daha şiddetli seyretmesine ve solunum fonksiyonlarının daha da bozulmasına yol açabilir. Bu durum da, hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacını artırır. KOAH hastalarının da influenza hastalığına karşı dikkat etmesi önemlidir.
Vefat riski: KOAH’lı bireylerde influenza, vefat riskini artırabilir. Ancak bu durumun yaşanması hastalığın şiddetine bağlıdır. Akciğerlerin ciddi zarar gördüğü ve solunum yollarını şiddetli etkilediği senaryolar için bu geçerlidir. Özellikle ileri yaşta olanlar ve farklı hastalıkları bulunan kişilerde bu risk daha da yüksektir.
Korunma ve aşılama
İnfluenza aşısı: Astım ve KOAH hastalarının her yıl influenza aşısı yaptırmaları önerilir. Yapılan bu aşılar, hastalığın şiddetini azaltabileceği gibi komplikasyon riskini de düşürebilir.
Pnömokok aşısı: Pnömokok aşısı aynı zamanda zatürre aşısıdır. KOAH hastalarında pnömokok aşısı da hastalık riskine karşı önerilir. Bu aşı, pnömokokal enfeksiyonlara karşı vücutta koruma sağlar ve solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını azaltabilir.
Sonuç olarak astım ve KOAH hastalarının, kış aylarının geldiği dönemlerde influenza hastalığı için ekstra önlemler alması ve düzenli olarak sağlık kontrollerini yaptırması önemlidir. Ayrıca, sigara kullanımının bırakılması, solunum yollarını tahriş edebilecek ortamlardan kaçınmak, kimyasal maddelerden uzak durmak da hastalığın seyrini olumlu etkiler. Ancak temelde hastalığa yakalanmamak için güçlü bir bağışıklık sistemi öncelikli korunma yöntemidir.
Bağışıklık sistemi düşük olan kişiler influenza virüsünü daha kolay kapar ve vücudun savunma sistemi virüslere karşı fazla dayanıklı olmaz. Bunun sonucunda akciğerler enfekte olur ve hastalık meydana gelir. Bununla birlikte kronik akciğer hastalıklarından olan astım ve KOAH da influenza virüsünü doğrudan tetikler. Ayrıca diyabet, boy kilo endeksi yüksekliği olarak ifade edilen obezite, kan hastalıkları, kanser, sigara-alkol tüketimi ve hamilelik de influenza riskini artıran faktörler arasında yer alır.
İnfluenza Nasıl Bulaşır?
İnfluenza hastalığının bulaşması için virüsle enfekte olan kişi ile yakın temas etmek yeterlidir. Bu yakın temas sırasında kişideki damlacıklar hava yolu ile karşısındakine geçebilir. Eğer kişi dayanıksız ve özellikle bağışıklık sistemi zayıf ise hastalığın bulaşmasının önü açılır. Diğer yandan tokalaşma sonucu ve hasta bireyin dokunduğu yüzeylere dokunarak da hastalık kapılabilir. Bu konuda da dikkatli olmak önemlidir. Çünkü tokalaşma, eşya ile temas etme veya yüzeylere dokunmanın ardından ellerle yüz, göz veya burna temas edilirse virüs kendisine yayılım alanı bulur ve hücrelere tutunmaya başlar. Bunun sonucunda da vücut virüsle karşılaşmış olur.
Temas veya damlacık başta olmak üzere herhangi bir faktör sonucunda vücuda giren influenza virüsü hücre dokularına ulaşır ve hücrelere tutunarak vücuttan içeri girer. Ardından insan hücrelerinin çoğalma mekanizmalarını fırsat bilerek kendini kopyalar ve sayısını hızla artırır. Dokulardaki sayıları hızla artan virüsler beraberinde birçok hücreyi de enfekte etmeye başlar ve virüs böylelikle hastalığa dönüşmüş olur. Bu süreçte artık kişide influenza belirtileri ortaya çıkmaya başlar.
Virüslerin dokulara girmesiyle birlikte bağışıklık sistemi hücreleri harekete geçer ve virüslerle mücadele etmeye başlar. Birkaç gün boyunca bağışıklık sistemi ve dokulardaki virüsler arasında mücadele yaşanır. Eğer kişinin bağışıklık sistemi güçlü ise bu mücadele olumlu sonuçlanır. Tüm virüsler yok edildiğinde ise iyileşme gerçekleşmiş olur. Ancak yorgunluk ve hâlsizlik gibi birtakım semptomlar virüsler ortadan kaybolduktan sonraki kısa bir süre de devam edebilir ancak kalıcı olarak sürmez.
İnfluenza Belirtileri Nelerdir?
İnfluenza hastalığında aniden başlayan ateş, kuru öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrısı, burun tıkanıklığı ya da akıntısı, yorgunluk ve halsizlik yaygın görülen belirtilerdir. İnfluenza belirtileri genellikle 1 hafta sonra yatışmaya başlar.
İnfluenza belirtileri şunları içerir:
- Ateş
- Boğaz ağrısı
- Öksürük (genellikle kuru öksürük)
- Burun akıntısı ya da burun tıkanıklığı
- Kas, eklem ve vücut ağrısı
- Halsizlik
- Hapşırma
- İştahsızlık
- Titreme
- Baş ağrısı
- Özellikle çocuklarda kusma ve ishal
- Çocuklarda influenza belirtileri nelerdir?
İnfluenzanın klasik belirtileri ateş, baş ağrısı, kas ağrıları (miyalji) ve halsizlikle başlar. Bu ilk belirtileri boğaz ağrısı, öksürük ve burun akıntısı izler. Çocuklarda iştahsızlık, bulantı-kusma gibi mide-bağırsak yakınmaları daha sık ve ateşli havale görülebilir, öksürük haftalarca devam edebilir.
İki yaşın altındaki çocuklar, kronik hastalığı olanlar (astım, diyabet, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, kan hastalıkları vs.), bağışıklığı baskılanmışlar, aşırı obezler ve bakımevlerinde yaşayanlar; komplikasyonlu (yaşamı tehdit eden) influenza geçirme ihtimali yüksektir.
İnfluenza Nasıl Teşhis Edilir?
İnfluenza tanısı için öncelikle doktor tarafından hastanın fizik muayenesi gerçekleşir. Hastanın ateş, boğaz ağrısı, üşümeyle birlikte titreme, kas ağrıları ve yorgunluk gibi belirtilerin kontrol edilmesi sonrası PCR testiyle sürüntü alınarak vücuttaki influenza virüsünün varlığı belirlenir. İnfluenza virüsüyle birlikte aynı zamanda kişi PCR testi sonucunda koronavirüs’e yakalanmış da olabilir.
Ayrıca doktor PCR testinin yanı sıra vücuttaki enfeksiyon varlığının kontrolü ve detaylı değerler için kan tahlili de isteyebilir.
İnfluenza hastalığının diğer adı griptir ve akut bir viral solunum yolu enfeksiyonu olarak görülür. İnfluenza hastalığının teşhisi, klinik belirti ve şikayetlerin değerlendirilmesi ile birlikte laboratuvar testlerini içerir. Hastalık için öncelikle klinik değerlendirme yapılır.
Klinik değerlendirme süreci
İnfluenza genel olarak kişide ani başlayan ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı-tıkanıklığı, kas ağrıları, baş ağrısı, titreme ve yorgunluk gibi belirtiler gösterir. Bazı influenza vakalarında kusma ve ishal de ortaya çıkabilir ancak bunlar daha çok çocuklarda görülen belirtiler arasındadır. İnfluenza hastalığında ortaya çıkan bu belirtiler, diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla benzerlik gösterebilir. Bu nedenle influenza hastalığının kesin teşhisi için laboratuvar testleri fark yaratır.
Laboratuvar testleri
İnfluenza virüsünün tespiti için moleküler testler, RT-PCR testi, antijen tespit testleri gibi çeşitli laboratuvar testleri mevcuttur. Bu laboratuvar testleri şu şekilde detaylı olarak açıklanabilir:
Moleküler testler: Üst solunum yolu örneklerinde influenza viral RNA’sını 15-30 dakika içinde tespit edebilen hızlı mokelüker testler söz konusudur. Bu testler yüksek duyarlılığa sahip olmasıyla öne çıkar ve hızlı sonuç verir. Böylelikle influenza tanısı rahatlıkla konabilir.
RT-PCR testleri
RT-PCR testleri, influenza virüsünün genetik materyalini tespit eder. Yüksek duyarlılığa sahip olan bu testlerin sonuçları genellikle birkaç saat içinde elde edilir ve kesin teşhis ortaya çıkar.
Hızlı influenza tanı testleri
Hızlı influenza tanı testleri, solunum yolu örneklerinde influenza A ve B virüslerinin nükleoprotein antijenlerini tespit etmeye yarayan test yöntemleridir. Bu testlerin sonuçlar 10-15 dakika gibi daha kısa bir süre içinde alınabilir ancak duyarlılıkları moleküler testlere göre daha düşüktür. Bu yüzden sonuçların güvenirliliği değişkenlik gösterir.
Viral kültür
Virüsün izole edilip çoğaltılmasıyla yapılan viral kültür testi özellikle halk sağlığı için büyük önem arz eder. Ancak klinik değerlendirme açısından sonuçların alınması uzun sürdüğü için rutin bir işlem olarak kullanılmaz.
İnfluenza Tedavisi Nasıl Yapılır?
İnfluenza tedavisinde antiviral ilaçlar tedavinin temelini oluşturmaktadır. Ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar, burun akıntısını ve tıkanıklığını giderici ilaçlar, yatak istirahati, bol sıvı alınması, hasta odasının sık sık havalandırılması tedavinin kısa sürede gerçekleşmesine yardım eder. C vitamini takviyeleri de virüsün vücuttan atılması için önerilen tedavi yöntemlerindendir.
İnfluenza tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlar, virüsün vücutta çoğalmasını engelleyerek hastalığın süresini kısaltmayı ve semptomları hafifletmeyi amaçlar. Bu ilaçlar aynı zamanda grip tedavisinde de kritik bir rol oynar.
Antiviral ilaç tedavisinin etkisi
İnfluenza hastalığının süresini kısaltır: Antiviral ilaçlar, belirtiler başladıktan sonra mümkün olan en kısa sürede doktor reçetesi ile birlikte kullanılmalıdır. İlaçların en etkili oldukları dönem, genellikle semptomların ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saattir. Bu süre zarfında kullanılan antiviral ilaçların etkisi çok daha fazla görülür.
Komplikasyon riski azalabilir: İnfluenza tedavisi için alınan antiviral ilaçlar, influenzaya bağlı görülen zatürre ciddi komplikasyonların riskini düşürebilme etkisine sahiptir. Özellikle bağışıklığı zayıf bireylerde veya kronik hastalığı olan kişilerde komplikasyonların önlenmesinde antiviral ilaçların etkisi büyüktür.
Hastalığın şiddetini azaltır: İnfluenza tedavisi için eğer antiviral ilaçlara erken başlanmışsa ateş, kas ağrıları ve yorgunluk gibi semptomlar daha hafif seyreder. İlaçlar aynı zamanda solunum yollarındaki inflamasyonu azaltma etkisi göstererek solunum problemlerinin şiddetli görülmesini önleyebilir.
İnfluenza Hastalığına İyi Gelen Doğal Yöntemler Nelerdir?
Tavuk suyu çorbası, sebze çorbası ve kelle paça içmek, sarımsak tüketmek, C vitamini içeren besin veya takviyeler almak, nane-limon, ıhlamur veya ballı zencefil çayı tüketmek, buhar solumak, bol bol su içmek ve dinlenmek influenza hastası olan bir kişinin evde uygulayabileceği doğal yöntemlerdir.
İnfluenzaya iyi gelen doğal yöntemler maddeler halinde şöyle ifade edilebilir:
- Tavuk suyu çorbası, sebze çorbası ve kelle paça içmek
- Sarımsak tüketmek
- Portakal, mandalina ve greyfurt gibi C vitamini içeren besinler veya takviyeler almak
- Nane-limon, ıhmlamur, ballı zencefil çayı ve karanfil çayı tüketmek
- Buhar solumak
- Tuzlu su ile gargara yapmak
- Bol bol su içmek
- Dinlenmek ve uyumak
Yorum Yazın