Ekonomi biliminin uzun yıllardır kabul gören temel varsayımlarını sorgulayan ve insan odaklı yeni bir yaklaşım ortaya koyan "Mevlânâ Ekonomi Modeli: Ontolojik, Epistemolojik ve Normatif Bir Kavramsal Çerçeve Önerisi" başlıklı araştırma, Güncel Pazarlama Yaklaşımları ve Araştırmaları Dergisi'nde yayımlandı.
Araştırma, yalnızca yeni bir ekonomik model önermekle kalmıyor; ekonomi biliminin ontolojik, epistemolojik ve normatif temellerini yeniden tartışmaya açarak insanı ekonomik sistemin merkezine yerleştiriyor. Çalışma, ekonomik faaliyetlerin yalnızca kâr ve bireysel çıkar üzerinden açıklanamayacağını; adalet, güven, merhamet, paylaşım ve toplumsal sorumluluk gibi değerlerin de ekonomik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu ortaya koyuyor.
Modern İktisadın Temel Kavramları Yeniden Yorumlanıyor
Mevlânâ Ekonomi Modeli, modern iktisadın temel kavramlarını kapsamlı biçimde yeniden ele alıyor. Araştırmada Homo Economicus anlayışından fayda teorisine, kıtlık yaklaşımından tüketim kültürüne, para ve faiz sisteminden piyasa ve pazar yapısına, fiyat ve ücret oluşumundan gelir dağılımına kadar birçok temel kavram, Mevlânâ'nın insan anlayışı ve kadim medeniyet değerleri ekseninde yeniden tanımlanıyor.
Araştırmaya göre insan, yalnızca kendi çıkarını maksimize etmeye çalışan rasyonel bir aktör değil; vicdanı, ahlâkı, sorumluluk duygusu ve toplumsal ilişkileriyle ekonomik hayatın asli unsurudur.
Ekonomik Başarı Sadece Büyüme Rakamlarından İbaret Değil
Çalışmada ekonomik başarının yalnızca büyüme oranları, millî gelir artışı veya tüketim düzeyiyle ölçülmesinin eksik kaldığı vurgulanıyor. Bunun yerine toplumsal huzur, gelir adaleti, güven, sosyal dayanışma, insan onurunun korunması ve fırsat eşitliği gibi göstergelerin de kalkınmanın temel kriterleri arasında yer alması gerektiği ifade ediliyor.
Model, ekonomik sistemlerin yalnızca sermaye üretmesini değil; aynı zamanda adalet üreten, güveni güçlendiren ve toplumsal refahı artıran yapılar hâline gelmesini hedefliyor.
Ekonomi ile Ahlâkı Yeniden Buluşturuyor
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de ekonomi ile ahlâk arasındaki bağı yeniden kurma iddiası. Çalışmada, ekonomik karar alma süreçlerinin yalnızca piyasa mekanizmalarına bırakılmaması; adalet, vicdan, merhamet ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle desteklenmesi gerektiği savunuluyor.
Bu yönüyle modelin, gelir eşitsizliği, yoksulluk, finansal krizler, aşırı tüketim ve sosyal adaletsizlik gibi küresel sorunlara alternatif çözüm yaklaşımları geliştirilmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Uluslararası Tartışmalara Katkı Sunması Bekleniyor
Akademik çevrelerde dikkat çeken Mevlânâ Ekonomi Modeli'nin, sadece teorik bir yaklaşım olmanın ötesinde; ekonomi politikaları, sosyal devlet uygulamaları, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah alanlarında yürütülecek çalışmalara da yeni bir perspektif sunması bekleniyor.
İnsanı merkeze alan bütüncül yaklaşımıyla öne çıkan modelin, adalet eksenli kalkınmayı önceleyen ülkeler için uluslararası ölçekte tartışılabilecek alternatif bir ekonomi paradigması oluşturabileceği ifade ediliyor.
Ekonomi biliminin temel kavramlarını ahlâk, insan onuru ve toplumsal sorumluluk ekseninde yeniden yorumlayan Mevlânâ Ekonomi Modeli, akademik literatüre önemli bir katkı sunarken, geleceğin ekonomik sistemlerinin hangi değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine ilişkin yeni bir tartışmanın da kapısını aralıyor.

























Yorum Yazın